Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... sebze meyve halinde, başta yaş meyve sebze olmak üzere çeşitli ürünleri üreticiden temin edip tüketiciye buluşturma gayesiyle ticari hayatını sürdürdüğünü, Müvekkili şirket ile davalı arasında muhtelif zamanlarda ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket, üretici olan davalıdan sezon içinde satın alıp iç piyasaya servis edeceği ürünlerin bedellerini, yörenin ticari teamülü uyarınca, ürünleri teslim almadan, ürün avansı olarak, makbuz karşılığında davalıya ödediğini, ödemesini önceden yapmış olduğu ürünlerin davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilmemesi sonucu müvekkili şirket başta maddi olmak üzere büyük zarar gördüğünü, Müvekkili şirket zararını bir nebze olsun karşılamak maksadıyla ürün avansı olarak verdiği bedellerin iadesi için Elmalı İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından icra takibine başladığını, Davalı-borçlu, 02.06.2022 tarihinde borca ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş ve takip durduğunu, Borçlu yan takip dayanağı belgelerdeki imzalara herhangi bir itiraz da bulunmamış olup dolayısıyla imzasının kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, Davalının itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu, Elmalı İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasındaki takibin dayanakları; 16.12.2020 tarihli, bedelleri sırası ile 152.000,00 TL, 20.000,00 TL, 1.000,00 TL olan avans başlıklı müvekkilinin ve davalı borçlunun imzalarının bulunduğu makbuzları olduğunu, makbuz metinlerinde alınan bedelin (meblağ) tutarı ile birlikte nakden ve tamamen alındığı ibaresi bulunduğunu, makbuzların alt kısmında teslim eden olarak müvekkili şirketin kaşe ve imzası, davalının ise alan olarak el yazısı ile yazılı ismi ve imzası bulunduğunu, Mezkur makbuzlarda da açıkça görüldüğü üzere davalı, müvekkili şirketten toplamda 173.000,00 TL ürün avansı almış ancak karşılığında hiçbir ürün teslim etmediğini, kendi edimini ifa etmeyen davalı borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olup, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek ve müvekkilini zarara uğratma saiki taşıdığını, takip konusu alacak, likit bir alacak olduğunu bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğunu, davalı ile yürütülen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de sonuç alınamadığını, yukarıda arz ve izah olunan ve de mahkemece re’sen nazara alınacak nedenlerle; davanın kabulü ile davalı-borçlunun Elmalı İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptalini ve takibin talep koşulları ile devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine ve Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine görevli mahkemenin Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, sorunun merci tayini yoluyla çözülebileceği tespit edilmiştir
Delillerin Değerlendirilmesi İle Hukuki Sebepler ve Gerekçe:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 2 nci maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanun'da ve diğer Kanun'larda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile değişik TTK’nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesi tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmünü, 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası ise; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükümlerini içermektedir.
6102 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Aynı Kanun'un 15. maddesine göre ise ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. 5362 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde, esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Somut olayımıza gelince; davacının basit usulde ticari kazanç mükellefi olup bilanço esasına göre mükellef olmadığı, esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelirinin bulunmadığı nazara alındığında, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği halde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M/: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Davaya Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği halde davanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, HMK.nın 353/1-a, 353/3 maddeleri gereğince Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/10/2023 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,
Yargı yeri olarak Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin belirlenmesine,
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Antalya 1. Ticaret Mahkemesine iadesine dosya üzerinden oy birliği ile KESİN olmak üzere karar verildi. 15/05/2025
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun