Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Davacı alacaklı, borçlu şirketin malvarlığını baba-oğul ilişkisi bulunan bir başka şirkete kötü niyetle aktardığını iddia ederek "tüzel kişilik perdesinin aralanması" ilkesi kapsamında alacağın tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme, şirket ortakları arasındaki akrabalık bağının veya aynı iş kolunda faaliyet göstermenin "organik bağ" teşkili için yeterli olmadığını, bu istisnai kurumun uygulanabilmesi için dürüstlük kuralına aykırı somut bir malvarlığı aktarımının kanıtlanması gerektiğini vurgulamıştır.
Bilirkişi raporları ve ticari kayıtlar üzerinde yapılan incelemede şirketler arası aktif bir sermaye transferine rastlanmadığından, "tüzel kişiliğin bağımsızlığı" ilkesini koruyan davanın reddi kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmıştır.
Taraflar arasında görülen davada .... karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'nin ..yılında davacıdan kambiyo senedi karşılığında inşaat malzemeleri tedarik ettiğini, ancak davacının alacaklarını tahsil edememesi üzerine şirket hakkında. ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, takiplerin semeresiz kaldığını, davalı şirket ve ortakları ... ve ... hakkında ticareti terk suçu nedeniyle....... esas sayılı dava dosyasında da şikayette bulunulduğunu, mal tedariklerinin resmi olarak şirket adına görünse de yapılan işlemlerin ... ile yapıldığını, ...'un ...'un babası olduğunu, şirkete ait işlemlerde muhatap kişinin ... olduğunu ancak ... ve ...'un yetkili kişiler olduğunun görüldüğünü, yapılan haciz neticesinde bina adresinde . şirket tabelası dışında şirketin herhangi bir mal varlığı olmadığının tespit edildiğini ve şirketin içinin boşaltılıp bütün mal varlığı . . .. aktarıldığını, davalılar ... ve ...'un borçlardan kaçmak için soyisimlerini dahi değiştirdiklerini, her iki şirketin de aynı alanda faaliyet gösterdiğini ve yöneticilerinin aynı kişiler olduğunu, şirketler arasında fiili ve organik bağ olduğunu, bu nedenlerle davalıların tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını, kesinleşen icra takipleri nedeniyle şimdilik ..-TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, aynı talep konusu ile ...karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle derdestlik/kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davalının dava dışı .....ile herhangi bir surette ticari ya da başkaca bir ilişkileri bulunmadığını, her iki şirket arasındaki tek ilişkinin şirket temsilcilerinin baba-oğul olmasından ibaret olduğunu, ileri sürülen mal varlığının aktarılması, mal tedarikleri, tüzel kişilik perdesinin kullanılması, şirketler arasında organik ve fiili bağ bulunduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, her iki şirketin kendi nam ve hesaplarına ticari iş gerçekleştirdiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARAR: Mahkemece "...Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davalı ...'ne ...'un, ...'ne de oğlu ...'un ortak olduğu, ancak bu şekildeki baba-oğul ilişkisinin taraflar arasında perdenin aralanması kapsamında organik bağ olgusunu ispatlayamayacağı....... yine bilirkişi raporu ile celbedilen.. formları birlikte tetkik edildiğinde ... ile ... arasında .. şirketinin aktiflerinin .. şirketine aktarıldığına dair bir kayda rastlanmadığı, sunulan diğer delillerin de yukarıda açıklandığı şekli ile istisnai olarak uygulanacak perdenin aralanması ilkesinin gerçekleştiğini ispatlamaya yeterli olmadığına kanaat getirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketler arasında fiili ve organik bağ olduğu gibi sahipleri de aynı aile üyeleri olduğundan kötü niyetli bir şekilde alacaklılardan mal kaçırdıklarını, aynı alanda faaliyet gösterip her iki şirketin ortak hareket edip aralarında fiili ve organik bağ olması nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması nedenine dayalı olarak açılmış alacak (..) davasıdır.
...... Karar sayılı ilamıyla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle ... ile davalılar arasında organik bağın olduğu hususunun ispatlanamaması nedeniyle mahkemece verilen karar isabetli görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 615,40TL istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 344,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun