Banka Dekontunda Açıklama Yok Diye Üzülmeyin: Ticari Defter Kayıtları Borç Ödemesi Karinesini Çürüttü!

22 Şubat 2026, 13:22 - 34

Banka Dekontunda Açıklama Yok Diye Üzülmeyin: Ticari Defter Kayıtları Borç Ödemesi Karinesini Çürüttü!


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2025/3102
2025/7537
2025-12-15





Özet:

  • Banka havalelerinde açıklama bulunmaması durumunda paranın "mevcut bir borcun ödenmesi" için gönderildiği yönündeki genel yasal karine, usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarıyla aşılabilir.

  • Davacı taraf ticari defterlerini sunarak parayı "ödünç" olarak kaydettiğini ispatlarken, davalının kendisine verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemesi, HMK 222 uyarınca davacı kayıtlarının kesin delil sayılmasına yol açmıştır.

  • Yargıtay, davalının yaptığı çekle ödeme gibi kısmi iadelerin de hayatın olağan akışına göre ödünç ilişkisini doğruladığına hükmederek yerel mahkemenin "ispat yok" gerekçeli ret kararını bozmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 31.05.2016 tarihinde davalıya 5.000.000,00 TL verilen ödünç paraya karşılık davalı yanca 26.05.2017, 12.06.2017 ve 05.12.2017 tarihlerinde toplam 3.000.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, 2.000.000,00 TL'nin halen ödenmediği, bakiye kısmın ödenmesi için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, asıl alacağın %9 oranında yasal faizi ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanca yapılan ödemelerin müvekkiline olan borcun ödenmesine ilişkin olduğunu, davacının muhasebe kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla iade talebinde bulunulmadan takip başlatılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolundaki yasal karinenin tersini savunan havale edenin iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, eldeki davada davacının yazılı delil ile bu hususu ispat edemediği gibi yemin deliline de dayanmadığını açıkça bildirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açıklama yapılmayan havalenin, borç ödemesi için yapıldığı yönünde karine mevcutsa ise de, karinenin aksinin davacı tarafça ispatının mümkün olduğu, davacı tarafça yapılan havaleden sonra, davalının çeşitli tarihlerde 3.000.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça banka yoluyla iki ayrı seferde yapılan 2.000.000,00 TL ödemenin hangi sebeple yapıldığının banka dekontuna yazılmadığı, davalının 1.000.000,00 TL ödemesinin ise çekle yapıldığı, davacı defterlerinden taraflar arasında başka bir borç bulunmadığının anlaşıldığı, Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222/1-3 hükmü gereğince verilen kesin süre içerisinde davacı yanın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesine rağmen davalının sunmadığı, bu durumda davacının, davalıya borç verdiğini ve 2.000.000,00 TL'lık kısmının ödenmediğini, yani karinenin aksini usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlarla ispatladığı, Mahkemece 02.12.2021 tarihli 5 numaralı ara karardaki ihtarata ve anılan Kanun hükmüne uygun şekilde davacı defterlerindeki kayda itibar edilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline, takibin 2.000.000,00 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranını geçmemek üzere (dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak) değişen oranlarda yasal faiz uygulanarak devamına, alacak likit bulunduğundan, davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ödünç paranın iade edilmemesi üzerine başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Aşağıdaki arama terimleri ile ilgili kararlara etiketlere tıklayarak ulaşabilirsiniz :
İtirazın İptali Ödünç (Karz) İlişkisi Banka Havalesi Karinesi Ticari Defterlerin Delil Niteliği HMK Madde 222 İspat Yükü
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları