Ticari Vekilin Bono Düzenlemesi - Özel Yetki Kuralı

02-01-2022 - 26

Ticari Vekilin Bono Düzenlemesi - Özel Yetki Kuralı


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2021/4226
2021/5680
2021-05-31





Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:

Borçlunun sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlu şirket icra mahkemesine başvurusunda, şirketin çift imza ile temsil edildiği, takibe dayanak bonoda tek imzanın bulunduğu, ayrıca söz konusu imzanın da şirket yönetici ve temsilcilerine ait olmadığını belirterek takibin iptalini talep ettiği, alacaklının cevap dilekçesinde; takibe dayanak bononun tanzim edildiği dönemde borçlu şirket yetkilileri olan ... ve ... tarafından ...’na vekaletname verildiği, bononun verilen vekaletnameye istinaden ... tarafından imzalandığı hususlarına yer verildiği, Mahkemece; borçlu şirketin çift imza ile temsil edildiği, dayanak senette tek atılmış imzanın bulunduğu iddiasının kambiyo şikayeti olarak nitelendirildiği, atılan imzanın ...’na ait olup olmadığına ve işlemiş faize ilişkin raporlar aldırılarak, neticede davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, kambiyo hukukuna ilişkin şikayetin,keşideci imzasına yönelik itirazın reddine, borca itirazın ise kısmen kabulü ile 1.291,78 USD ile mahdut olarak takibin durdurulmasına, bakiye talebin reddi ile takibin devamına karar verildiği, işbu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 504/3. maddesinde; "Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz" hükmüne yer verilmiştir.

Ticari vekilin kambiyo taahhüdü altına girmesi de aynı Kanun'un 551. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır. Buna göre vekilin vekaletnamesinde kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi varsa asil adına bono tanzim edebilir. Bononun "vekaleten" imzalandığı yazılmasa dahi, yukarıda açıklanan kurallara göre vekalet veren, vekil tarafından imzalanan bonodan dolayı sorumludur. (Dairemizin 2015/27401 Esas, 2016/3869 Karar nolu kararı.)

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; bonodaki imzanın ... tarafından atıldığı 06/03/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu gibi mahkeme dosyasına sunulan 14/03/2018 tarihli dilekçesinden de anlaşılacağı üzere ...’nın da kabulündedir. Kaldı ki; alacaklının 14/02/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde, takibe konu bonodaki imzanın borçlu şirket adına ... tarafından vekaleten atıldığı beyan edilmiştir.

Bununla birlikte ibraz edilen ... 33. Noterliği'nden tasdikli 12/06/2009 tarih ve 30736 yevmiye numaralı vekaletname incelendiğinde, borçlu şirketin yetkilileri ... ve ... tarafından ...’nın ticari vekil olarak atandığı, verilen vekaletname bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bankalardan şirket adına kredi alınabilmesi ya da bankalar, özel finansman şirketleri, faktoring şirketleri, finansal kiralama şirketleri ile diğer ... ve işlemleri yürütmek üzere vekaletname verildiği, vekaletnamede verilen yetkinin münhasıran belirtilen kurum ve kuruluşlarla işlem yapılmak üzere sınırlandırıldığı, bu hususun vekaletnamede müteaddit kereler tekrarlandığı, belirtilen kurum ve kuruluşlar haricinde vekaletnamede verilen yetkiler arasında şirket nam ve hesabına gerçek kişilere kambiyo senetleri dolayısıyla bono düzenleme yetkisinin verilmediği görülmüştür. Bu nedenle anılan vekaletnameye dayalı olarak olarak tayin edilen vekil tarafından gerçek kişi lehine düzenlenen bonodan dolayı muteriz şirket sorumlu olmaz.

O halde ilk derece mahkemesince, borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; borçlunun itiraz dilekçesinde işlemiş faize itirazı olmamasına rağmen Mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak, fazla talep edilen 1.291,78-USD faiz alacağı yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 17/02/2021 tarih ve 2021/33 E. - 2021/520 K. sayılı borçlunun istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13/10/2020 tarih, 2019/1118 E.- 2020/498 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

 

KARARI YAZDIR / DİNLE


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Öne Çıkanlar


Avukat Web Sitesi