İmar Kanunu 42/2-ç Kapsamındaki Ek Para Cezalarında Bilgilendirme Zorunluluğu ve Usul Eksikliği Nedeniyle Bozma Kararı

03 Şubat 2026, 12:03 - 26

İmar Kanunu 42/2-ç Kapsamındaki Ek Para Cezalarında Bilgilendirme Zorunluluğu ve Usul Eksikliği Nedeniyle Bozma Kararı


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Danıştay 6. Daire
2023/2271
2025/4316
2025-09-23





Özet:

  • Belediye encümeni tarafından tesis edilen imar para cezasında, İmar Kanunu 42/2-ç maddesi uyarınca uygulanan fahiş tutarlı ek cezanın bilgilendirme şartına bağlı olduğu vurgulanmıştır.

  • Danıştay, ilgiliye tebliğ edilen yazıda "aykırılığın 1 ay içinde giderilmesi halinde ek cezanın tahsil edilmeyeceği" uyarısının bulunmamasını, anayasal "belirlilik ilkesine" aykırı bir usul hatası olarak görmüştür.

  • Bu çerçevede, bilgilendirme yükümlülüğüne riayet edilmeden verilen 3,2 milyon TL’lik ek para cezası hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan otelde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle aykırılıkların yıkılmasına ve davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının Mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, mahkeme kararının uygulanması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların giderilmesi için bir ay süre verilmesine, aksi halde imalatların yıkılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 4.515.561,32-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazdaki ruhsata aykırılıkların yıkımına ve davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının, bu kararın bildirilmesine dair işlemin ve 26/06/2020 tarihli yapı tatil zaptının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan dosyada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine alınan bilirkişi raporunda aykırılıkların toplam inşaat alanının 3.771,00 m², davalı idare tarafından ise 3.811,00 m² olarak tespit edildiği, davalı idare tarafından hatalı ölçüm yapılmak suretiyle m² olarak fazla miktarda belirlenen aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanı üzerinden yapılan hesaplamanın yanlış olduğu ve yeniden belirlenecek olan toplam inşaat alanı üzerinden yapılacak hesaplama ile toplam ceza tutarının belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemlerin iptaline karar verildiği ve bu kararın istinafa başvurulmayarak kesinleştiği, idarece anılan Mahkeme kararı ve karara esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca idari para cezası miktarı düzeltilerek dava konusu 23/06/2021 tarih ve 490 sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararıyla idari para cezası ve yeni yıkım kararı alındığı anlaşıldığından mahkemece yapılan bilirkişi raporundaki tespitler esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; "davalı idarece Mahkeme kararının uygulanması kapsamında ilgili kararda belirtilen gerekçelerde dikkate alınmak suretiyle dava konusu Encümen kararı ile ruhsat ve projesine aykırı olarak inşa edilen uygulamaların imara uygun hale getirilmesi için 1 aylık süre verilmiş olması ve Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmak suretiyle idari para cezası hesaplanmış olması nedeniyle yeniden yapı tatil zaptı düzenlenmemesinin davacı açısından herhangi bir hak kaybına neden olmadığı anlaşılmakla, Mahkeme kararı üzerine yeniden yapı tatil zaptı düzenlenmemesinin dava konusu işlemi sakatlamayacağı sonucuna varıldığından, davacının söz konusu iddiaları istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir." açıklaması eklenerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan otelde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle aykırılıkların yıkılmasına ve davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının Mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, Mahkeme kararının uygulanması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların giderilmesi için bir ay süre verilmesine, aksi halde imalatların yıkılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c) ve (ç) bendi uyarınca davacıya toplam 4.515.561,32-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin aykırılıkların giderilmesi için bir ay süre verilmesine ilişkin kısmı ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca 1.229.247,95-TL para cezası verilmesine ilişkin kısımlarında;

Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.

Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen 3.286.313,37-TL para cezasına ilişkin kısmına gelince;

3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde, anılan fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği hükme bağlanmış; verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hâle getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği öngörülerek, ilgilisi açısından yeni bir imkan getirilmiş olup, anılan şartın yerine getirilmesi halinde ilgililere ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı sağlanmaktadır.

"Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlemler içermesini ifade etmektedir. Bu bağlamda idari yaptırımların konusu ve sonuçları itibarıyla belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi belirlilik ilkesinin gereğidir.

Bu bağlamda, örneğin para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, diğer bir ifadeyle para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir.

3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin ikinci fıkrasına 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 39. maddesiyle eklenen (ç) bendinin Anayasa’nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 01/04/2022 tarihli, 31796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 tarihli, E:2020/95, K:2022/3 sayılı kararıyla, anılan hükmün Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiş olup, anılan kararda aşağıda açıklanan değerlendirmelere yer verilmiştir.

Hukuk devletinin temel unsurlarından biri de belirlilik ilkesidir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup kişinin kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Kişi ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuki güvenlik ilkesi bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM, E.2020/95, K.2022/3, 26/01/2022, s.13)

İtiraz konusu kuralda hangi durumlarda ilave para cezasının verileceği, bu cezanın belirleneceği ve hangi hallerde cezanın tahsilinden vazgeçileceği hususlarının herhangi bir tereddüte yer verilmeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır. (AYM, s.14)

Düzenli, sağlıklı ve çevre koşullarına uygun yapılaşmanın temini ile imar mevzuatına aykırı yapıların bir an önce ortadan kaldırılmasının kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakları üzerindeki olumlu etki ve sonuçları gözetildiğinde kuralın imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi, cezai yaptırım öngörülmesi suretiyle caydırıcılığın sağlanması, gerçekleşmiş olan aykırılıkların ise bir an önce bizzat ilgilisi tarafından ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. (AYM, s.18)

Söz konusu kanun hükmünün belirlilik ilkesi yönünden Anayasaya aykırılığı tespit edilmemiş olmakla birlikte kanunun yaptırımın belirli sürede belirli şartların gerçekleşmesi halinde uygulanacağı öngörüldüğünden, cezanın muhatabı olan kişiye bu durumun bildirilmesi suretiyle yasada tanınan sürede imar mevzuatına aykırılığın giderilmesi için imkan verilmesi ve ancak giderilmemesi halinde yaptırımın uygulanması Kanun hükmünün lafzının ve amacının doğal sonucudur.

3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının söz konusu (ç) bendi ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uygulanabilmesi için ilgilisine Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki bilgilendirmenin ilgilisine yapılması, bu vesileyle ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme imkanı, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık bir sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.

Bu şekilde yapılacak bildirimin, yukarıda gerekçesinin bir kısmına yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, cezai yaptırımdan kaçınmak için, ilgilisi tarafından aykırılığın bir an evvel ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi suretiyle esas itibarıyla söz konusu madde hükmü ile ulaşılmak istenen imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi amacına hizmet edeceğinde duraksama bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlem ile, anılan (ç) bendi uyarınca, aykırılığa konu 3.771 m² alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri olan 871,47-TL'nin çarpımı ile bulunan 3.286.313,37-TL para cezasının ilave edildiğinin belirtildiği, ancak gerek dava konusu işlemde gerekse, dava konusu işlemin tebliğine dair üst yazıda idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği uyarısına yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunda davacının bilgilendirilmediği dikkate alındığında, anılan usule riayet edilmeden tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin aykırılıkların giderilmesi için bir ay süre verilmesine ilişkin kısmı ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca verilen ...-TL para cezasına ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen ...-TL para cezasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,

Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları