MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine ilişkin borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazları yanında ipotek sözleşmesine konu bir alacak olmadığı, taraflarına muacceliyet ihtarı gönderilmediğinden ilamlı takip yapılamayacağı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, takibe konu ilama istinaden ilamlı icra takibi yapıldığı, alacaklı tarafından takibe konu edilen tutarın limit kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TMK'nın 851/2. maddesi ile "Yurt içinde veya dışında faaliyette bulunan kredi kuruluşlarınca yabancı para üzerinden veya yabancı para ölçüsü ile verilen kredileri güvence altına almak için yabancı para üzerinden taşınmaz rehni kurulabilir. Bu halde her derecenin ifade ettiği miktar, rehin konusu alacağın tespit edildiği para türü üzerinden gösterilir. Ancak, aynı derecede birden fazla para türü kullanılarak rehin kurulamaz." düzenlemesi getirilmiştir.
Buna göre somut olayda; ipotek Türk Lirası ile ve 2.500.000,00 TL miktar için kurulmuş, alacaklı tarafından takibe konu İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli 2021/600 E., 2023/203 K. sayılı ilamı dayanak gösterilerek 92.250,00 USD cezai şart alacağına istinaden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmiştir. Ancak, Türk parası ile bir ipotek yapılıp, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe geçildiğinde, alacağın muayyenliği ilkesine göre ana paranın tür ve miktarı değiştirilemez. Bu nedenle kredi sözleşmelerindeki yabancı para alacağı üzerinden borçluya tebliğ edilen hesap özetine dayanılarak aktin muayyenlik ilkesi gözetilmeksizin icra emri tebliği ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamaz. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebilir
Açıklanan nedenlerle; davacıların şikayetinin kabulü ile ipoteğin bölünmezliği ilkesi de dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 23.05.2025 tarih ve 2024/171 E.-2025/1269 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.10.2023 tarih ve 2023/473 E.-2023/521 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



