OSB Taraf Olunca Görev: Mutlak Ticari Dava Değilse Asliye Hukuk Görevli - Fer-i Müdahilin İstinaf Hakkı

19 Ocak 2026, 20:19 - 4

OSB Taraf Olunca Görev: Mutlak Ticari Dava Değilse Asliye Hukuk Görevli - Fer-i Müdahilin İstinaf Hakkı


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
2025/957
2025/1403
2025-04-10





Özet:

Feri müdahil hakkında doğrudan hüküm tesis edilmişse, müdahilin tek başına istinaf yoluna başvurma hakkı mevcuttur

Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) özel hukuk tüzel kişisi olsalar da tacir sıfatına sahip olmadıklarından uyuşmazlıkları mutlak ticari dava sayılmaz

OSB'lerin taraf olduğu ve ticari işletme esasına dayanmayan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir

Akaryakıt istasyonları için asgari mesafe ve kavşak uzaklığı gibi teknik şartlar, yapı kayıt belgesi veya imar planından bağımsız olarak emredici niteliktedir

İlk derece mahkemesinin görevsizlik nedeniyle verdiği kararın kaldırılarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi usul ekonomisi ve kanuni hakim ilkesi gereğidir

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkilinin dava konusu Başakşehir ... Mahallesi ... ada ... parsel bitişiğinde yer alan ... ada ... parsel maliki olduğu, 1996 yılında onaylanan Organize Sanayi Bölgesi Nazım İmar Planında Sanayi Alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Sosyal Tesis Alanı” olarak belirlenmiş olan taşınmaza yönelik 08.02.2012 tarih ve 1935 sayılı Bakan Olur'u ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan nazım imar planı değişikliği ve uygulama imar planı değişikliği ile parselin “Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı” olarak belirlendiği. plan değişikliğinin iptali istemi ile açılan dava sonucunda imar planı değişikliğinin yetki yönünden iptal edildiği, imar planı değişikliğine dayalı olarak yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi alındığı, 23.12.2015 tarih ve 2015/1835 sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile parsel üzerinde akaryakıt istasyonuna izin verildiği, söz konusu yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali istemi ile açılan davalar sonucu yapılan işlemlerin tamamının iptal edildiği,  ayrıca EPDK tarafından verilen Akaryakıt ve LPG Lisansının da dava konusu edildiği ve mahkeme kararı ile iptal edildiği, bu defa Sanayi Bakanlığı tarafından dava konusu taşınmazın Akaryakıt ve LPG İstasyonu olarak ayrılmasına yönelik imar planlarının askıya çıkarıldığı, askı ilan süresi içinde yapılan itiraz sonucu itirazın kabul edilerek imar planının yürürlüğe girmediği, ancak parsel üzerinde inşa edilen yapılar için alınan Yapı Kayıt Belgesi dayanak olarak gösterilerek OSB Yönetimince 17.07.2018 tarih ve 2018/1241 sayılı iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının düzenlendiği, bu ruhsatın ... San. ve Tic. A.Ş. isimli şirkete devredilerek dava konusu 08.11.2018 tarih ve ... sayılı iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı düzenlendiği bildirerek imar planına Karayolları Kanununa ve EPDK mevzuatına aykırı olan ve asgari mesafe koşulunu sağlamadığı halde verilen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İmar Barışı kapsamında 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak Yapı Kayıt Belgesi düzenlenerek kayıt alıntına alınmalarının sağlandığı, davaya konu alandaki yapıya ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 06.07.2018 tarih ve ... sayılı Yapı Kayıt Belgesi (YKB) düzenlendiği, YKB düzenlenmesi aşamasında yapıya ait fotoğraflar, yapının hâlihazır durumu ve ne olarak kullanıldığının bilindiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu alanda yapıya kimlik kazandırmak için belge düzenlendiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca imar mevzuatına ve imar planına aykırılık  yapının kullanılmasına engel teşkil etmediği ve iş yeri açma, çalışma ruhsatı verilirken ilgili mevzuat gereğince özellikle güvenlik tedbirleri yönünden aranan özel şartlar var ise bu şartların yerine getirilmesinin gerektiği yönünde görüş bildirildiği, yapılan değerlendirme sonucunda İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte aranan diğer şartlar dikkate alınarak iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, işletmenin müdahil ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne devredilmesinin ardından İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği doğrultusunda ruhsatın yenilendiği ve dava konusu 08.11.2018 tarih ve 2018/1241 sayılı ve “Akaryakıt ve LPG İstasyonu” faaliyet konulu ruhsatın düzenlendiği; Dava konusu yere ait olan 1/1000 ölçekli imar planının onaylandığı, imar plan tadilatı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 09.05.2019 da dava konusu İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi tarafından yapılan işlemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Uygun görüşüne göre yapıldığı ve davanın reddi gerektiğini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "....Davalı ve feri müdahil tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili 3194 sayılı imar kanunun geçici 16. Maddesine göre yapı kayıt belgesi alındığını ve buna dayalı olarak ruhsatın düzenlenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu iddia edilmiş ise de dava konusu akaryakıt istasyonu açılmasına ilişkin ruhsat verilebilmesi için tek şart yapı kullanma izin belgesi değildir. Dava konusu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği akaryakıt istasyonu ile  davacının bitişik parselde bulunan akaryakıt istasyonunun aynı yönde olduğu ve asgari mesafe şartı ile yönetmelikle düzenlenen kavşaklara olan mesafe şartı ve yola olan cephe uzunluğu şartlarını taşımadığı hem mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile hemde dosyaya bir örneği ibraz edilen  İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2021/1120 Esas sayılı dosyasından alınan 07.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.İzah edilen nedenlerle dava konusu işlem 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde kurala bağlanan mesafe şartını ve Karayolları Trafik Kanunu ve Akaryakıt İstasyonu Açma Yönetmeliğinde belirtilen cephe genişliği ile kavşaklara olan mesafe koşullarını sağlamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne .. ..davalı İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı tarafından feri müdahil ... İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne verilmiş olan  08.11.2018 tarih ve  2018/1241 Sayılı "Gayri Sıhhi Müessese İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı"nın iptaline..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekili ve fer'i müdahil vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 2022/1428  E-2023/673 K. Sayılı ilamı ile;"...Bu durumda, davacı şirket ve davalı OSB'nin  ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan iş bu davaya bakma görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir (Benzer mahiyette Yargıtay 3 HD 2016/2487 E. - 2016/8521 K. Ve Dairemizin 2020/637 E. - 2022/336 K sayılı ilamları). HMK'nın 114/1.c maddesinde, mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle HMK'nın 115. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın  esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekili ve fer'i müdahil  vekilinin istinaf isteminin usulen  kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasına ve belirtilen şekilde yargılama yapılmak üzere dosyanın  mahkemesine gönderilmesine ..." karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince;"...Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, akaryakıt ve LPG istasyonları arasındaki mesafenin, aynı yönde olmak üzere, şehir içi yollarda bir kilometreden az olamayacağı belirtilmiş olmakla birlikte; Bu düzenlemelerde muafiyete ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. İmar planında taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak ayrılması ve yapı kayıt belgesi alınması 5015 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen asgari mesafe gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır. Kanun koyucu tarafından konulan bu kurala herhangi bir istisna ya da muafiyet getirilmemiştir. Bu sebeple davalının ilgili kurumlardan(bakanlık belediye vs.) görüş alarak ve yapı kayıt belgesine dayanarak dava konusu ruhsatı düzenlediğini savunması 5015 sayılı yasanın 8.maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Davalı ve feri müdahil tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili 3194 sayılı imar kanunun geçici 16. Maddesine göre yapı kayıt belgesi alındığını ve buna dayalı olarak ruhsatın düzenlenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu iddia edilmiş ise de dava konusu akaryakıt istasyonu açılmasına ilişkin ruhsat verilebilmesi için tek şart yapı kullanma izin belgesi değildir. Dava konusu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği akaryakıt istasyonu ile  davacının bitişik parselde bulunan akaryakıt istasyonunun aynı yönde olduğu ve asgari mesafe şartı ile yönetmelikle düzenlenen kavşaklara olan mesafe şartı ve yola olan cephe uzunluğu şartlarını taşımadığı hem mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile hemde dosyaya bir örneği ibraz edilen  İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2021/1120 Esas sayılı dosyasından alınan 07.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.İzah edilen sebeplerle dava konusu işlem 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde kurala bağlanan mesafe şartını ve Karayolları Trafik Kanunu ve Akaryakıt İstasyonu Açma Yönetmeliğinde belirtilen cephe genişliği ile kavşaklara olan mesafe koşullarını sağlamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın  KABULÜNE, Davalı İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı tarafından feri müdahil ... İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne verilmiş olan  08.11.2018 tarih ve  2018/1241 Sayılı "Gayri Sıhhi Müessese İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı"nın iptaline, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Plan iptal davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kararda asgari mesafe şartına aykırı davranılmış olması şeklinde gösterilen gerekçenin hukuken hatalı olduğunu, akaryakıt ve lpg istasyonunun kara yollarına ait bakım ağı bölgesinde bulunmadığından kavşak mesafesi koşulunun aranmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Davalı olarak bulunan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı tarafından 20.12.2024 Tarihinde anılan kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğunu,  Yerel Mahkeme tarafından müvekkiline ait iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve  kararın kaldırılması talebiyle davalı yanında müdahil davalı olarak istinaf talebinde bulunma gereğinin hasıl olduğunu, müvekkili istanbul petrole ait akaryakıt ve lpg istasyonunun bulunduğu taşınmazın imar planına aykırlığının bulunmadığını, ...e ait akaryakıt ve lpg istasyonunun asgari mesafe koşulunu taşıdığını, ...'e ait istasyon ile davacıya ait istasyonun aynı yönde olmadığını, bu halde aynı yön koşulunun somut olayda aranmaması gerektiğini, müvekkili şirketin asgari mesafe şartını taşıdığını, müvekkili ...e ait akaryakıt ve lpg istasyonunun  karayollarına ait bakım ağı bölgesinde bulunmadığından kavşak mesafesi koşulunun aranmayacağını, müvekkilne ait akaryakıt ve lpg istasyonunun giriş-çıkış noktaları bakımından trafik güvenliği riski barındırmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 06/01/2025 tarihli ek karar ile;"... HMK'nın 341. ve devamı maddelerine göre istinaf kanun yoluna ancak davada taraf olanlar başvurabilir. Davada taraf olmayanların istinaf kanun yoluna başvurma hakları yoktur. Yine HMK'nın 61.ve devamı maddelerine göre ihbar olunan davada taraf olmadığı gibi, ihbar olunan hakkında hüküm de kurulamaz. Başka bir deyişle, hüküm ancak taraflar hakkında verilir. Somut uyuşmazlıkta da; ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. davada taraf olmadığı gibi, hakkında hüküm de kurulmamıştır. Bu durumda, ihbar olunanın  istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu bağlamda; ihbar olunan ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince reddine ..." karar verilmiştir. Ek karara karşı feri müdahil vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Feri müdahil vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin davalı yardımcısı sıfatıyla Fer’i Müdahil konumunda olup Yerel Mahkeme tarafından “İhbar Olunan” olarak nitelendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Fer'i Müdahilin lehine katıldığı taraf ile birlikte kanun yoluna başvuru hakkının bulunduğunu, bu durumun doktrin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla da sabit olduğunu belirterek müvekkili şirkete ait iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali kararı yönünden esasa ilişkin istinaf dilekçesi ve işbu dilekçedeki hususlar çerçevesinde yerel mahkeme kararlarının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Akaryakıt satış ve servis istasyonu kurmak üzere verilen ruhsatın iptali talebine ilişkindir. Ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi; 6100 sayılı HMK' nın 66. maddesi gereğince üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar fer'i müdahil olarak davada yer alabilir. Aynı kanunun 69. maddesi gereğince müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. Hüküm, davanın taraflarına yönelik olarak verildiğinden, kanun yoluna başvurma hakkı da kural olarak fer'i müdahile değil davanın taraflarına aittir. Bu sebeple müdahil kural olarak hükmü tek başına kanun yoluna götürme hakkı yasal olarak bulunmamaktadır. Bu kurala rağmen, fer'i müdahile yönelik hüküm tesis edilirse ancak o zaman fer'i müdahilin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu kabul edilmelidir (E. Yılmaz, R. Arslan, S. Taşpınar Ayvaz, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2016, s.486 vd.). ... Ltd Şti,  6100 Sayılı HMK'nın 66 vd. maddeleri gereğince fer'i müdahil olup, ilk derece mahkemesince feri müdahile ait akaryakıt istasyonunun işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline karar verilmiştir. Bu sebeple fer'i müdahilin istinaf hak ve yetkisi bulunmakta olduğundan ilk derece mahkemesince verilen ek karar isabetli olmayıp  fer'i müdahale talep eden vekilinin ek karara karşı yaptığı  istinaf  başvurusunun  kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Asıl karar yönünden yapılan istinaf  incelenmesinde; 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir.  Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.  Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin  2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Buna göre davanın Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerektiğinden davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf istemlerinin usulen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğinc sair yönler incelenmeksizine davalı vekili ve  feri müdahil vekilinin istinaf isteminin usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kaldırılmasına, Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmek üzere yargılamanın yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle USULEN KABULÜ ile,  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/642 Esas 2024/914 Karar sayılı, 14/10/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. ve 362/1/c. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2025

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları