TSK'dan Ayırma Cezasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi: Cinsel Taciz İddiası ve Delil Yetersizliği

09 Şubat 2026, 14:51 - 8

TSK'dan Ayırma Cezasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi: Cinsel Taciz İddiası ve Delil Yetersizliği


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Danıştay 12. Daire
2021/7196
2025/2198
2025-04-30





Özet:

  • Astsubay olan davacı, emrindeki erlere cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla "Ahlaki Zayıflık" gerekçesiyle TSK'dan ihraç edilmiş, yerel mahkeme ve BİM bu işlemi hukuka uygun bulmuştur.

  • Ancak Danıştay, aynı eylem nedeniyle yapılan ceza yargılamasında "delil yetersizliğinden beraat" kararı verildiğini ve idari soruşturmadaki tanık ifadelerinin çelişkili veya baskı altında verildiğini tespit etmiştir.

  • Danıştay 12. Dairesi, husumet ve baskı unsurlarını gözeterek, isnat edilen fiilin "her türlü şüpheden uzak" kanıtlanamadığı gerekçesiyle ihraç kararını bozmuştur.

Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ... Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "silahlı kuvvetlerden ayırma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine ilişiğinin kesilmesine yönelik 07/01/2019 tarihli onay işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının birliğe tertipli bazı erlere cinsel tacizde bulunduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, teşhircilik isnadıyla ilgili ceza yargılaması neticesinde delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı verilmiş ise de, disiplin hukuku ilkelerine göre, tespit edilen diğer davranışlarla ilgili bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığı dikkate alındığında, birbirini destekleyen tanık ve müşteki ifadeleri ile tespit edilen hususlar sebebiyle davacının silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ...Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, emri altındaki erlere cinsel tacizde bulunduğundan bahisle, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "silahlı kuvvetlerden ayırma cezası" ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında; Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre belirtilmiş ve (f) bendinde, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" bunlar arasında sayılmış; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasında; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğuracağı belirtilmiş, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesindesinin birinci fıkrasının (b) bedinde düzenlenen ahlaki zayıflık ise; görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak, şeklinde tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden, davacının, görev yaptığı birlikte görevli bazı erlere cinsel tacizde bulunduğu iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, isnat edilen suçu işlediği kanaatine varıldığından, sıralı sicil amirleri tarafından disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasının uygun olduğu görüşüyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde ... tarih ve ... sayılı karar ile davacının disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07/01/2019 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, öte yandan, erlerden ...'ye yönelik cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu olayla ilgili olarak alınan ifadelerin büyük bölümünde tanıkların böyle bir olaya bizzat şahit olmadıklarını belirttikleri, ...'nin, şikayeti öncesinde erlere bira verdiği için davacı tarafından cezalandırıldığı, erlerden ...'nin fırın taşıma sırasında davacının kendisini taciz ettiği yönündeki ifadesini çavuş ...'nın baskısıyla verdiğini ceza yargılaması sırasında beyan ettiği, olaya tanık olan ...'nın da olayın yardım etmek şeklinde olduğunu ifade ettiği görülmüştür.

Bu durumda, söz konusu olayı görmediğini ifade eden tanıklar, tanıkların birbirleriyle çelişen beyanları, davacı ile müştekilerden biri arasında husumet bulunması, diğerinin ise üstü konumundaki çavuş ...'nın baskısı altında ifade verdiği ve davacının kendisini taciz etmediği yönündeki beyanları karşısında, ceza yargılaması ve disiplin dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, davacıya isnat edilen eyleme yönelik sağlıklı bir kanaat edinilemediğinden, davacının ahlaki zayıflık fiilini işlediğinden bahisle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı hukuka ve usule uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

KARARI YAZDIR


Aşağıdaki arama terimleri ile ilgili kararlara etiketlere tıklayarak ulaşabilirsiniz :
TSK Disiplin Kanunu Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Ahlaki Zayıflık Cinsel Taciz İddiası Delil Yetersizliği Beraat Kararı Husumet
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları