Haksız İhtiyati Hacizde TBK 72 Zamanaşımı: Takibin İptalinin Kesinleşmesi Öğrenme Tarihi Sayılamaz; 2 Yıllık Süre Dolmadan Açılan Maddi-Manevi Tazminat Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılmalıdır

23 Ocak 2026, 09:57 - 14

Haksız İhtiyati Hacizde TBK 72 Zamanaşımı: Takibin İptalinin Kesinleşmesi Öğrenme Tarihi Sayılamaz; 2 Yıllık Süre Dolmadan Açılan Maddi-Manevi Tazminat Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılmalıdır


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
2025/442
2025/682
2025-02-19





Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket tarafından müvekkiline karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası nezdinde haksız icra takibi başlatıldığını, ayrıca müvekkilinin üzerine olan taşınırlar üzerinde haciz ve akabinde yakalama işlemi yapıldığını, müvekkilinin bahse konu icra takibinin haksız olduğu ve imzaya itirazları sebebiyle; takibin iptaline yönelik açmış olduğu dava neticesinde, müvekkilinin itirazlarının haklı bulunduğunu, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/198 E. 2019/1711 K. sayılı kararı ile haksız icra takibinin iptaline karar verildiğini, ihtiyati haciz kararı ile müvekkili murisi ...'e ait araçlar (kamyon - kamyonet- binek araç) üzerine haciz şerhi işlenmiş, araçlara haciz mahrumiyeti konduğunu ve yakalaması yapılarak belirtilen tarihler arasında (yedieminde - atıl bir alanda) muhafaza işlemi yapıldığını, müvekkilinin araçların muhafazasının yapıldığı süre boyunca, müvekkilinin bu araçları kullanamaması sebebiyle ticari kaybının mevcut olduğunu, ayrıca bu tarihler arasında araçların satışını, devrini yapamadığını yahut herhangi bir hukuki sebepten kaynaklanan hakkını kullanamadığını, müvekkilinin haksız haciz ve icra takibi nedeni ile uğramış olduğu; dava konusu araçların değer kaybı, onarım bedelleri, tamir masrafları, haksız icra takibi sebebiyle araçlara ilişkin yapılmış her türlü masraf ve ödeme, araç mahrumiyet tazminatı bedelleri dahil olmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve bilirkişi incelemesi akabinde artırılmak üzere şimdilik, toplamda 10.000,00-TL maddi, 4.000,00-TL Araç mahrumiyet tazminatı ve her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere manevi tazminatın dava tarihi itibariyle işlemiş ve işleyecek avans faizi ile aksi kanaatte olunması halinde ise terditli şekilde yasal faizi ile davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yan her ne kadar araçların ticari amaçla kullanıldığını, kullanılmayan süre zarfında ticari kayıplarının olduğunu iddia etse de, bahse konu araçlar ticari amaçla kullanılmadığını, araçların ticari amaçla kullanıldığına dair tek bir delil dahi bulunmadığını, müvekkili firmanın muris ...'ten olan alacaklarına karşılık 28/09/2016 tarihli 461.520 TL bedelli çek müvekkili firma çalışanına imzalanıp verildiğini, bahse konu çeki imzalayıp veren murisin oğlu davacı ... olduğunu, ..., müvekkilifirmaya gelerek babası tarafından kendisine vekaletname verildiğini, vekaletnamenin kapsamının geniş olduğunu belirtmiş, vekaletnameyi ibraz ederek çeki imzaladığını, müvekkil firma çalışanı tarafından vekaletname gözden geçirilmiş, vekaletnamenin genel olarak her türlü yetkiyi kapsadığı gözlemlediğini, Bahise konu vekaletname daha sonradan incelendiğinde her türlü işlem yapmaya yetki verildiği, bir tek çek imzalamanın olmadığı fark edilmiştir, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Davaya konu takibin iptali kararının 29/06/2021 tarihinde kesinleştiği, zararın miktarının tam ve kesin olarak tespitinin zamanaşımına etkisinin bulunmadığı, haksız icra takibi, haciz ve yakalama eylemleri sebebiyle davacıların zararı ve sorumluları kesinleşme tarihinde öğrediklerinin kabulünün zorunlu olduğu, davacıların anılı davada taraf konumunda bulundukları bu halde 24/10/2023 tarihinde açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Zamanaşımı süresinin dolmamış olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Somut olayda, davalının çekten kaynaklanan alacağı sebebi ile davacı tarafa ihtiyati haciz işlemleri yapılmasını talep ettiği, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 24/12/2019 tarih 2018/198 Esas, 2019/1711 Karar sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği, 29/06/2021 tarihinde kesinleştiği, 24/10/2023 tarihinde davanın açıldığı, 72. maddesi gereğince zarar görenin zararın tam olarak miktarını ve tazminat yükümlüsünü 29/06/2021 tarihinde öğrendiğinin kabul edilemeyeceği, zamanaşımının henüz dolmamış olduğu, bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davacıların miras paylarına göre ihtiyati hacizden kaynaklanan alacaklarının tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi sebebiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir.

Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/663 Esas 2024/180 Karar sayılı, 26/02/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2025

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları