Elektrik Tarifesi Uyuşmazlığı: Bildirim Yükümlülüğü Yoktur Ancak - Geç Fark Etme - Kusurdur

11 Şubat 2026, 20:57 - 69

Elektrik Tarifesi Uyuşmazlığı: Bildirim Yükümlülüğü Yoktur Ancak - Geç Fark Etme - Kusurdur


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
2023/1655
2025/999
2025-05-22





Özet:

  • Davacı şirket, süresi dolan sanayi sicil belgesini yenilemediği için elektrik tarifesinin "Sanayi"den "Ticarethane"ye çevrilmesi sonucu çıkan fark bedelini, kendisine bildirim yapılmadığı gerekçesiyle geri istemiştir.

  • İlk Derece Mahkemesi "bildirim yapılmalıydı" diyerek davacıyı haklı bulmuşsa da İstinaf Mahkemesi, 2010-2012 döneminde mevzuatta böyle bir bildirim yükümlülüğü olmadığını belirtmiştir.

  • Ancak İstinaf, dağıtım şirketinin vizesi bitmiş belgeye rağmen 2 yıl boyunca sanayi tarifesinden fatura kesmeye devam etmesini "müterafik kusur" sayarak, bu kusur oranında indirim yapılması için kararı bozmuştur.

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin sanayi tarifesinden çıkarılıp daha yüksek tarifeden ücretlendirildiğini, ancak bu değişiklik hakkında yasal süre içinde yazılı bilgilendirme yapılmadığını, bu nedenle 2010/8 - 2012/07 fatura dönemi için fazladan ödediği 24.814,50 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari reskoont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, sanayi sicil belgesinin zamanında sunulmamasının sorumluluğunun davacıda olduğunu, ayrıca fazladan istenen faizin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kabulü ile 24.814,50 TL'nin 14/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı süresinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, sanayi tarifesine geçişe dair bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı kurumun davacı şirkete haksız şekilde fark tahakkuk ettirdiğini, davacı şirketin bu bedeli ödese de borçlu olmadığını sonradan fark ettiğini ve bu bedelin iadesini talep ettiğini, çünkü hukuken geçerli bir borç bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, faiz başlangıç tarihi yönünden mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili ise istinaf talebinde, davacının sanayi sicil belgesinin vizesini ibraz etmediğini, sanayi sicil belgesinin ibrazı konusunda yanlış ve uyuşmazlıkla ilgisiz bir mevzuat maddesine dayanarak davalı şirkete bildirim yükümlülüğü yüklendiğini, bunun maddi hata olduğunu, ilgili dönemde davalının böyle bir yükümlülüğün bulunmadığını, aksine bildirimin dağıtım şirketi tarafından yapılması gerektiğini, ayrıca konuya ilişkin Danıştay kararının dikkate alınması ve yanlış uygulanan mevzuat nedeniyle adil yargılama haklarının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, sanayi sicil belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle ticarethane tarifesi üzerinden düzenlenip ödenen fatura farkının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.

Uyuşmazlık, sanayi tarifesi uygulanan davacıya, sanayi sicil belgesinin süre bitim tarihinden önce vizesini yenileme ve ibraz etme konusunda davalının bildirim yükümlülüğünün olup olmadığı, davacının sanayi sicil belgesini vize ettirip süresinde davalı tarafa ibraz edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu sanayi ticarethane farkına ilişkin faturalar Ağustos 2010-Temmuz 2012 dönemlerine ilişkin olup, davalının 01/01/2013 tarihinden itibaren bildirim yükümlülüğünden bahsedilebileceği, dava konusu faturalar döneminde sanayi abone grubundan faturalandırılan abonelere yenilenen vizenin ibraz edilmemesi halinde ticarethane abone grubundan faturalandırma yapılmadan önce bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, vizesi bitmiş abonenin, tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce davalının müşterisini bilgilendirme yükümlülüğünün olmadığı, davacının sanayi sicil belgesini aldıktan sonra süresi içinde davalıya sunması gerektiği bu nedenle yasal mevzuata göre davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. (benzer olayda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5758 E., 2024/714 K.)

Somut olayda, davacı şirketin sanayi sicil belgesi vizesine ait sürenin sona erdiği 08/07/2010 tarihinden, davalı tarafça tahakkuk yapılan 10/08/2012 tarihine kadar yenilenmiş sanayi sicil belgesini davalıya ibraz etmediği dosya kapsamından sabittir.

Diğer taraftan, davalının yaklaşık iki yıl boyunca sanayi sicil belgesi vizesini sunmayan davacının aboneliğine ilişkin ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmadığı, her ay sanayi abone grubu faturası düzenlediği ve davacının bu faturalara istinaden yaptığı ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu dosyadaki belgeler ile sabittir. Bu halde, davalı şirketin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; fatura dönemindeki yasal mevzuata göre, davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu, ancak yaklaşık 2 yıl boyunca ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı aboneye gönderilen faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu nedenle davalı şirket tarafından sanayi ticarethane tarife farkının talep edilemeyeceği yönündeki yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli bulunamamıştır.

Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin, 15/06/2023 tarih, 2022/1030 E.- 2023/612 K. sayılı KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KARARI YAZDIR


Aşağıdaki arama terimleri ile ilgili kararlara etiketlere tıklayarak ulaşabilirsiniz :
Elektrik Piyasası Mevzuatı Sanayi Sicil Belgesi Tarife Değişikliği Müterafik Kusur (TBK 52) Geriye Dönük Fark Faturası
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları