Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı erkeğin sadakatsizlik vakıası dışında kalan kusurlarının daha önce kadın tarafından açılan ve feragatle sonuçlanan boşanma davasından önceki dönemde gerçekleştiğinin, bu nedenle bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, erkeğe yüklenen sadakatsizlik vakıasının ise feragatle sonuçlanan boşanma davasından sonra da süregeldiğinin buna göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sadakat yükümlülüğünü ihlâl eden erkeğin yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının asgari ücretle çalıştığı tespit edilmiş ise de belirli bir mesleği olmayan ve lokantada işçi olarak çalışan kadının kendisini yoksulluktan kurtarmış sayılamayacağı, davalı erkeğin ise beton mikser aracı sahibi olduğu ve araçları kiralamak suretiyle gelir elde ettiğinin anlaşıldığı, ayrıca yapılan kolluk araştırmasında bir adet mesken niteliğinde taşınmaz sahibi olduğu ve 4 adet aracı ve 2 adet kamyon aracı olduğu da tespit edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davacı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile isteğin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda ( 2 ) numaralı paragrafta belirtildiği üzere reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Yukarıda ( 1 ) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki temyiz giderinin ... yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ... iadesine,
Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



